Wednesday, August 26, 2009

WILLIAM SHAKESPEARE ÇEVİRİLERİ

Bilkent Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı Profesörü olan Bülent Bozkurt’un hazırlamış olduğu “Shakespeare Çevirileri Bibliyografyası”nı inceleyenler için çeviri tarihleri gerçekten ilginçtir.

Othello ilk kez 1877 yılında Hasan Bedreddin, Mehmet Rifat tarafından Jean François Ducis’in Fransızca çevirisi kullanılarak çevrilmiştir. Shakespeare Othello’yu 1604 yıllarında yazmıştı. Demek oluyor ki üstadın bu ünlü oyunu yazmasından 273 yıl sonra ülkemizde bunun çevirisi yayınlanmış!..

Venedik Taciri için şu bilgi yer almaktadır: Bu oyun H.Y. tarafından 1885 yılında çevrilmiştir. Basıldığı yer olarak İstanbul’da Matbaa Abuziyâ-Der Galata görünüyor. Yazarın ismi de şöyle geçiyor: İngiliz meşahir erbab kaleminden Şekispir! Üstat bu oyunu 1596 yıllarında yazmıştı. Demek oluyor ki Shakespeare’in bu oyunu yazmasından 289 yıl sonra ülkemizde çevirisi yayınlanmış!..

Veronalı İki Centilmen, Verona’nın İki Asılzadeleri başlığıyla 1886 yılında II. Meşrutiyet yıllarında ada kaymakamlığı yapmış olan Mihran Boyacıyan tarafından çevrilip İstanbul’da Civelekyan Matbaasında basılmış. Ermeni Boyacıyan aynı yıl Romeo ve Juliyet’i de çevirmiş.

Hamlet çevirisi ise daha ilginç. İlk kez Abdullah Cevdet tarafından 1908 yılında çevrilmiş Hamlet. Mısır’da Matbaa-i İçtihad yayınlamış bunu. Üstat Shakespeare Hamlet’i 1600 yıllarında yazmıştı. Yani onun bu ünlü eseri yazışından 308 yıl sonra çevirisi bizim dünyamıza ulaşmış!! Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Shakespeare’in eserleri 1623 yılında (“Perikles” ve “İki Soylu Akraba” hariç) topluca basılmıştır ve İngiltere’de 1 sterline satılmıştır. Bu tarihi baz olarak alırsak ve bizdeki ilk Shakespeare çevirisini de 1877 yılı olarak saptarsak, Shakespeare çevirileri iki yüz elli yıldan fazla gecikmiş demektir!.. Niye gecikmiş dersek, Osmanlı İmparatorluğu’nun dünyayı umursamazlığında, kendisini dünyanın merkezi gibi görmesinde ve öteki kültürlere karşı ilgisizliğinde, dinsel tutuculukta, vesaire gibi sebeplerde bunları bulabiliriz, ancak bu yazıya bunların incelemesini sığdırmak mümkün değildir. O halde çok büyük bir gecikme olduğu saptamasını yapmakla yetinelim burada, çeyrek milenyumluk bir gecikme!..

İlk Shakespeare çevirileri yapılmaya başlandığı zamanlarda da yine maalesef Shakespeare’in sistemli ve toplu bir çevirisi yapılmamış, parça parça, kişisel çabalarla, değişik yayınevlerinin uğraşlarıyla, Shakespeare’in değişik oyunları değişik çevirmenler tarafından değişik zamanlarda çevrilmişlerdir. Oysa böyle sıra dışı büyük yazarlar için toplu, düzenli, sistematik çeviriler yapılması gerekliydi.

Tanzimat zamanlarını bir tarafa bırakalım, günümüzde dahi bu çeviriler yeni tamamlanmıştır! Shakespeare’in “Aşkın Çabası Boşuna” oyunu daha üç yıl önce Ali Neyzi tarafından çevrildi ve Mitos Boyut tarafından basıldı. “V. Henry” de 3 yıl önce yayınlandı. Keza “Kral John” daha iki yıl önce yine aynı yazar tarafından çevrildi ve basıldı!.. İki Soylu Akraba’nın basım yılı ise çok yenidir; Özdemir Nutku tarafından çevirisi yapılmıştır!... Yani Shakespeare’in bütün oyunlarının çevirisi yeni tamamlanmıştır!..
Gerek sanat ve gerekse de öteki alanlarda dünyayı geriden takip etmenin her zaman büyük bir maliyeti olur. Shakespeare edebiyat dünyasında eşsiz bir ustadır, üst düzey yazış tarzıyla en büyük kalemdir. Onun yerini doldurmak gerçekten güçtür! Böyle bir yazarın eserleri yüzlerce yıllık gecikmelerle bizim yaşamımıza, yazınımıza girmiştir. Büyük yazarların büyük öğretmenler olduklarını asla unutmayalım. Büyük öğretmenlerin sınıfına erken girmek, onlardan daha erken yararlanmak, insanın, toplumun kendisini erken geliştirmesi anlamına gelir. Bir Alman, bir Fransız, bir İspanyol bu sınıfa bizden çok daha erken girmiş, Shakespeare’in okulundan daha erken yararlanmıştır.

Kişi ancak böyle büyük okullarda yetişirse daha farklı ve yeni büyüklüklere ulaşabilir. Çeviriler, yazın hayatında hayati bir önem taşımaktadırlar!..

Mehmet Murat ildan

No comments:

Post a Comment