Wednesday, August 26, 2009

SERGEY MİHAYLOVİÇ TRETYAKOV KİMDİR?

Sergey Mihayloviç Tretyakov kimdir? Bu soruya ilk bakışta tuhaf görünen bir yanıt vereceğim. Sergey Mihayloviç Tretyakov kimdir bilmiyorum! Daha doğrusu onunla ilgili elimde sadece “Biyografik bilgiler” var. Bahsettiğim isim 1892 Riga doğumlu bir Rus oyun yazarıdır. Ama onun hiçbir eserini okumadım, çünkü Rusça bilmiyorum. Oyunları İngilizce’ye ya da Fransızca’ya çevrilmiştir herhalde, ama o kitaplar da elimde yok. Tretyakov’un ne Çin halkının İngiliz-Amerikan emperyalizmine karşı mücadelesini anlatan “Kitay!” (Kükre Çin!) isimli oyununu, ne Alman fabrika işçilerinin başkaldırısını anlatan “Protivogazy” (Gaz Maskeleri) isimli oyununu ve ne de öteki oyunlarını, “Slişiş Moskva?” (Moskova’yı mı Dinliyorsunuz?) vs. okudum. Kısacası onu bilmiyorum!..

Bir yazarı “Bilmek” demek onun eserlerini okumuş olmak demektir! Onun yaşamıyla ilgili bilgiler bulabilirsiniz ama bunlar “Maddi” bilgilerdir, onun ruhuyla, onun özüyle ilgili gerçek manada bilgi vermezler size. Yazarın ruhu eserlerinin içindedir. Danimarka Kralının oğlu Hamlet, Shakespeare’in ruhundan bir parçadır; Romeo, Shakespeare’in ruhundan bir parçadır; Treplev Gavriloviç, Çehov’un ruhundan bir parçadır; Cyrano, Edmond Rostand’ın ruhundan bir parçadır; Boris Godunov, Puşkin’in ruhundan bir parçadır.

Bir yazarı “Bilmek” demek onun eserlerini okumuş olmak, metin üzerinde düşünmüş olmak demektir! O yüzden de herhangi bir esere “Erişilebilirlik” çok önemlidir. Gecenin bir vakti ya da bir gün Bertolt Brecht’in iyi bir dostu olan Sergey Mihayloviç Tretyakov’u bilmek, onu tanımak istersek bizi ona götürecek bir kitap ya da kitaplar bildiğim kadarıyla erişebileceğimiz bir yerde yok! (MEB Rus Klasikleri içinde de yer almıyor sanırım.) Bu gerçekten üzüntü verici bir şey!..

Eğer bir sanatçıyı “Arı” olarak düşünürsek, bu sanatçı bal yapmak istediğinde çiçeklere ihtiyaç duyar. Önünde yüzlerce çiçek olursa “Arı” çok mutlu olur, bunlardan herhangi birisine gidip konar ve oradan bir miktar nektar alır. (Bir şey almadan bir şey yapılamaz zaten. Vermek için önce almak gerekir, taşmak için önce dolu olmak gerekir; boş bardak taşmaz, onu devirseniz bile taşmaz, çünkü taşacak bir şey yoktur.) Elbette arının her çiçeğe konması beklenemez. Bu tamamen gereksizdir, zaman kaybıdır. Bu zaten mümkün de değildir. Bunu yapmaya arının ömrü yetmez! Yaşam kısadır. Faydalanılacak çiçek seçilmelidir. Yaşamda noktasal atışlar yapmak en doğru stratejidir.

Seçmek esasen yaşamın en önemli kapılarından biridir. İyiyi de seçebilirsiniz kötüyü de, doğruyu da seçebilirsiniz yanlışı da. Seçmek size kalmış. Seçtiğiniz şeye göre ödül ve ceza vardır. Kötüyü seçerseniz ceza, iyiyi seçerseniz ödül. Tiyatro okurken de, ki roman ve öteki edebi türler için de geçerlidir bu, elbette nektarı bol çiçek tercih edilmelidir. Schiller okursanız nektar garantidir; Goldoni okursanız nektar garantidir; Lessing okursanız nektar garantidir; Somerset Maugham okursanız nektar garantidir; Galsworthy okursanız nektar garantidir, vs...

Ama bir de elinizin altında olmayan metinler vardır. Sergey Mihayloviç Tretyakov’un metinleri gibi. Belki orada ihtiyaç duyduğunuz önemli bir nektar, ateşinizi yakacak bir kıvılcım, kontağınızı çevirecek bir anahtar olabilir. Kitabı elinize alıp şöyle bir fır fır yapmanız, hızlı bir inceleme yapmanız gerekir. Ama nasıl yapacaksınız? Metin sizden uzakta! 1940’lı yıllardaki çeviri fırtınası işte bu nedenle çok önemliydi. O değerli hareket, bilmediğimiz, çoğunlukla sadece adlarını duyduğumuz çiçekleri uzaklardan alıp evimize, bahçemize getirme hareketiydi!..

1940’larda başlayan klâsiklerin çeviri fırtınası devam etseydi bugün bahçemizde çok daha fazla çiçek olacaktı. Ama dikkat edin, sevgili dostlar, nerede doğru ve iyi bir hareket başlarsa orada hemen onun karşıtı “Yanlış,” “Aptalca” bir hareket de başlar. Güzel kaysının içine muhakkak ki kurtlar üşüşür!... Doğru gidişatı tersine çevirecek, en azından bunun için çabalayacak en az bir “Aptal” mutlaka çıkar! Bu durum nerdeyse bir yasadır!..

Dikkat edin, iyi olan, güzel olan her şeyin yanında kapkaranlık bir gölgenin aniden büyümeye başladığını görürüsünüz; bir mum yakın, birisinin gelip ona üflemeye başladığını görürsünüz. Bu neredeyse bir yasadır! Kişi bunları anlarsa bunlar olduğunda hiç şaşırmaz. Devrim yapın, karşı-devrim hemen yoldadır! Devrimle bir yanlışı ortadan kaldırın, karşı-devrim hemen o yanlışı tekrar oraya koymak için harekete geçer… Bu bütün dünyada böyledir!.. Bu bir yasadır!..

Tekrar başlığa dönelim. Sergey Mihayloviç Tretyakov kimdir? Gerçekten bilmiyorum! Bir yazarı “Bilmek” demek onun eserlerini okumuş olmak, metin üzerinde düşünmüş olmak demektir!.. Bu yazıyı, metinlere erişilebilirliğin “Büyük” önemini vurgulamak için yazdım; elinde bu gidişatı değiştirme yetkisi ve gücü olan birleri okursa eğer bu yazıyı, bu konuda bir çaba göstermesini umarım…

Son bir biyografik bilgi: Sergey Mihayloviç Tretyakov bir çalışma kampında kurşunlanarak 1939 yılında öldü….

Mehmet Murat ildan

No comments:

Post a Comment