Wednesday, August 26, 2009

KIZIL SAÇLI ZEKİ İRLANDALI

Ölümünün üzerinden 54 yıl geçmiş olan Bernard Shaw genellikle İngiliz olarak bilinir ve edebiyatla ilgilenenlere İngiliz Oyun yazarlarından kimleri biliyorsunuz diye sorsanız pek çok kişi Shakespeare’in yanında Shaw’ın adını verir. Hatta BBC dizilerinden “Emret Başbakanım”da bu konunun esprisi bile geçer. Aziz Çalışlar’ın Tiyatro Ansiklopedisi’nde de İngiliz Oyun yazarı diye geçer. Gerçek şu ki George Bernard Shaw Dublin’de doğmuştur ve bir İrlandalıdır!... Shaw’ın “Sezar ve Kleopatra” oyununda Sezar, Britannus için “Barbarın biri!” der, “Kendi adasının gelenek göreneklerini doğa yasası sanır!” diye de ekler. Britanyalıları sivri diliyle eleştirir!...

53 oyun yazmış olan Sosyalist Shaw’ın çok zeki esprileri vardır. Bunlardan bir tanesi şöyle: Yaşlı ve zengin bir Fransız madam genç bir kemancıyı himayesi altına almıştır. Shaw da oldukça iyi bir müzik eğitimine sahip olduğu için Bernard Shaw’ı genç kemancıyı dinlemesi için salonuna çağırmıştır madam. Resital bitince madam sorar:
-Nasıl buldunuz, bay Shaw?
-Bana Victor Hugo’yu hatırlattı!
-İyi ama bay Shaw, Victor Hugo keman çalmazdı ki!
-Bu da çalmıyor zaten!..

40 yaşından sonra bir oyun yazarı olarak ünlenen Shaw’ın çok sayıda ince, iğneleyici sözleri vardır. Örneğin bir gün, parası bol bir lord bir oyun yazmış ve Shaw’a oyunu incelemesi için göndermiştir. Shaw oyunu tek kelimeyle rezil etmiştir. Lord da buna fena içerleyerek hemen Shaw’ın kapısına dayanıp lafını patlatmıştır:
-Bay Shaw, siz yalnızca para için yazıyorsunuz, oysa ben şan, şöhret, şeref için yazıyorum, demiştir büyük bir kızgınlıkla.
Shaw sakince yanıt verir:
-Her ikimiz de kendimizde bulunmayan şeyler için yazıyoruz, sayın lordum!..

Bernard Shaw 70 yaşında (1925 yılında) Nobel Edebiyat Ödülü aldı. Ödülü aldığını öğrendiğinde: “Kıyıya çıktıktan sonra bana cankurtaran simidi uzatıyorsunuz,” demiştir ve ödülü reddetmiştir. Ancak paranın çokluğu karşısında ödülü sonradan kabul etmiştir. Bernard Shaw Nobel parasını yine edebiyata harcadı, ülkemizde Düş Oyunu’yla tanıdığımız August Strindberg’in bütün oyunlarını İngilizce’ye çevirtti, İsveçli yazarların İngiltere’de tanınmalarını sağladı. İngiliz-İsveç ortak yazın fonu kurdu. Shaw’ın bu tür ödül geri çevirmelerinden biri de İngiliz Krallığı Liyakat Nişanı’dır; üstat bu nişanı almayı kabul etmemiştir.

Onun değişmeyen özelliği esprileridir. “Çikolata Asker” oyunu oynadığında halk bu oyunu ayakta alkışlamıştır. Shaw da sahneye çıkıp seyircileri selamlamıştır. Ancak seyircilerden biri “Yuuh” diye bağırmıştır. Üstat Shaw’ın cevabı yine tam Shaw’cadır!
-Ben de tastamam sizinle aynı fikirdeyim, yuhalamanıza katılıyorum. Ama ikimiz birlikte bir tiyatro dolusu bu halka karşı ne yapabiliriz ki?...

Shaw’ın romanları da vardır. Üstat 5 tane roman yazmış ve bunlar 60 yayınevince geri çevrilmişlerdir!!! Bu yayınevi sahiplerinden biri bir akşam yemeğinde Bernard Shaw’ın yanına denk gelmiş, o sırada da Shaw derin düşüncelere dalmış bir haldeymiş. Yayınevi sahibi sormuş:
-Bay Shaw, şu anda aklınızdan geçen düşünce için bir şilin veririm.
-Değmez, çünkü sizi düşünüyordum diye yanıt vermiş!

Günümüzde Shaw gibi büyük yazarlara geçmişte kalmış insanlar gözüyle bakan, onları okumayanlar bulunmakta! Onlar asla geçmişte kalmazlar; geçmişin altınları, geleceğin de altınlarıdır. Şunu asla aklımızdan çıkarmamamız gerekir ki, büyük eserlerin çok büyük bir bölümü geçmişte, onlarca, yüzlerce yıl önce yaratılmıştır ve geçmiş henüz aşılmamıştır!.. Shaw’ın parlak zekasının pırıltıları, bugün de karanlıklar, loşluklar içindeki yolumuzu aydınlatmaktadır.

Mehmet Murat ildan

No comments:

Post a Comment