Öncelikle Devlet Tiyatroları Yasa Taslağı’nda Madde 2 nedir ona bakalım (Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla):
Madde 2: Edebi Kurul yerine Eser ve Proje Değerlendirme Kurulu (EPDK) geliyor ve Kurul: (...Genel Müdür tarafından önerilen 6 kişi arasından Bakan tarafından 2 yıllığına atanacak 3 kişi ile genel müdür, başrejisör, başdramaturg, yerleşik tiyatro müdürleri ve Devlet Tiyatroları rejisör, oyuncu, tasarımcı ve dramaturgların kendi aralarından 2 yıl süre için seçtikleri bir üyeden oluşur.)
Kurul’un isminin değiştirilmesi doğrudur. “Edebî Kurul” denildiğinde ilk anda insanın aklına kendisine gelen eserleri Edebî açıdan inceleyen bir kurul geliyordu. Halbuki bizim tiyatromuzda tiyatro oyunlarının edebî yönü pek önemsenmez, oysa bu yön müthiş önemlidir ve bir eseri değerli kılan ana unsur budur; edebî yönü zayıf bir drama gerçek drama sayılmaz.
Madde 2’de (bildiğimiz kadarıyla) ciddi bir eksiklik var, o da şudur: Madde 2’de şöyle bir ibare yer almalıdır: “Eser ve Proje Değerlendirme Kurulu üyeleri bu kurula eser sunamazlar.”
Bu ibare etik değerleri yüceltme açısından bu maddeye (halen eklenmemişse) mutlaka eklenmelidir. Ülkemizde ve genelde dünyada etik değerlere pek önem verilmez. Oysa bir toplumun temeli bu etik değerlerdir; temel sağlam olmazsa üstüne ne ekleseniz sallanır, yıkılır.
Kısacası EPDK’ya eser verecek, proje sunacak kişinin kesinlikle EPDK içerisinde yer almaması gerekir, esasen bunu tartışmak dahi gereksizdir, bu bir ahlâk meselesidir.
EPDK (Eser Proje Değerlendirme Kurulu) gibi kurullar kilit bir rol oynarlar. 20 tane farklı EPDK oluşturun, bunların hepsine aynı oyunu verin, çoğunda farklı sonuçlar çıkar. Geçmişte Edebi Kurullar iyi oyunları da reddetmişlerdir, bir oyunu reddetmek için her zaman bir sebep bulunabilir, bu çok kolaydır; sonuçta sübjektif değerlendirmeler her zaman mümkündür ve maalesef olmaktadır. O yüzden EPDK’ya seçilecek kişiler Türk Tiyatrosunun geleceği açısından büyük önem arz etmektedir.
Bu taslakta başka eksiklikler de var. Sanatın siyasi etkilerden arındırılması meselesi eksiktir. Yazımı burada bitiriyorum. Umarım değişik önerilerle bu taslak daha geliştirilir, nihayetinde bundan kazanan Türk tiyatrosu olacaktır.
Madde 2: Edebi Kurul yerine Eser ve Proje Değerlendirme Kurulu (EPDK) geliyor ve Kurul: (...Genel Müdür tarafından önerilen 6 kişi arasından Bakan tarafından 2 yıllığına atanacak 3 kişi ile genel müdür, başrejisör, başdramaturg, yerleşik tiyatro müdürleri ve Devlet Tiyatroları rejisör, oyuncu, tasarımcı ve dramaturgların kendi aralarından 2 yıl süre için seçtikleri bir üyeden oluşur.)
Kurul’un isminin değiştirilmesi doğrudur. “Edebî Kurul” denildiğinde ilk anda insanın aklına kendisine gelen eserleri Edebî açıdan inceleyen bir kurul geliyordu. Halbuki bizim tiyatromuzda tiyatro oyunlarının edebî yönü pek önemsenmez, oysa bu yön müthiş önemlidir ve bir eseri değerli kılan ana unsur budur; edebî yönü zayıf bir drama gerçek drama sayılmaz.
Madde 2’de (bildiğimiz kadarıyla) ciddi bir eksiklik var, o da şudur: Madde 2’de şöyle bir ibare yer almalıdır: “Eser ve Proje Değerlendirme Kurulu üyeleri bu kurula eser sunamazlar.”
Bu ibare etik değerleri yüceltme açısından bu maddeye (halen eklenmemişse) mutlaka eklenmelidir. Ülkemizde ve genelde dünyada etik değerlere pek önem verilmez. Oysa bir toplumun temeli bu etik değerlerdir; temel sağlam olmazsa üstüne ne ekleseniz sallanır, yıkılır.
Kısacası EPDK’ya eser verecek, proje sunacak kişinin kesinlikle EPDK içerisinde yer almaması gerekir, esasen bunu tartışmak dahi gereksizdir, bu bir ahlâk meselesidir.
EPDK (Eser Proje Değerlendirme Kurulu) gibi kurullar kilit bir rol oynarlar. 20 tane farklı EPDK oluşturun, bunların hepsine aynı oyunu verin, çoğunda farklı sonuçlar çıkar. Geçmişte Edebi Kurullar iyi oyunları da reddetmişlerdir, bir oyunu reddetmek için her zaman bir sebep bulunabilir, bu çok kolaydır; sonuçta sübjektif değerlendirmeler her zaman mümkündür ve maalesef olmaktadır. O yüzden EPDK’ya seçilecek kişiler Türk Tiyatrosunun geleceği açısından büyük önem arz etmektedir.
Bu taslakta başka eksiklikler de var. Sanatın siyasi etkilerden arındırılması meselesi eksiktir. Yazımı burada bitiriyorum. Umarım değişik önerilerle bu taslak daha geliştirilir, nihayetinde bundan kazanan Türk tiyatrosu olacaktır.
Mehmet Murat ildan
No comments:
Post a Comment