Wednesday, August 26, 2009

KLASİKLERİN POST MODERN YORUMLARI

Klasik sözcüğü, üzerinden çok zaman geçtiği halde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak gösterilen eserler için kullanılır. Klasikler, edebiyatı edebiyat yapan gerçek değerlerdir!..

Böyle önemli eserlerin sahnelenmeleri çok dikkatli bir çalışma gerektirir. Eserin özüne, ruhuna, geçtiği çağa, metinde yaratılan atmosfere ve dil yapısına sadık kalmak esastır. Klâsikler çinko, kalay, bakır vs. değildir, onlar altındır, 24 ayar altın! Altına altın muamelesi yapmak ve meseleye bir sarraf hassasiyetiyle yaklaşmak gerekir!..

Zaman zaman gerek amatör ve gerekse de profesyonel gruplarca sahnelenen klasik oyunlara gidiyorum ve büyük bir hayal kırıklığına uğruyorum!.. Bazı klasik oyunlara öylesine tuhaf post modern yorumlarla yaklaşılıyor ki, oyun başka bir şeye dönüşüyor! Diyelim ki oyunda 3 tane cadı var, sahneye 10 tane “Rock and roll” şarkıcısı kılıklı cadılar giriyor! Oldu olacak 11er’den 22 cadı sahneye girse de cadılar futbol maçı yapsalar, ortaya daha güzel, daha başarılı bir klâsik yapım çıkmaz mı? Bunlar genellikle ortaya farklı bir şeyler çıkarma çabası yüzünden olmaktadır! Öncekilerden farklı, bütünüyle değişik bir şey yapma iddiasıyla yola çıkılınca, sırf farklı olmak adına her türlü absürd ve gereksiz yaklaşım içine girilmekte ve oyuna, deyim yerindeyse, “Kafadan atmasyon” eklemeler yapılmaktadır. Amaç, klasiğin hakkını, o atmosferi ve felsefeyi vermek değil, atraksiyondur, yani seyirciyi kolaya, ucuza kaçarak cezp etme stratejisidir!.. Bazen de grubun elinde fazla oyuncu olur, bunları da bir yerlerde oynatalım mantığı devreye girer.

Üstat Goethe, Faust isimli eserinin bir yerinde şöyle yazıyor: “Sis dağılırken, bir Ortaçağ çömezi kıyafetinde Mefisto görünür.” O sahneyi oynuyorsanız mesela, Mefisto Ortaçağ çömezi kıyafetinde olmalıdır, mesele bu kadar basittir esasında. O sahnede Mefisto içeri kot pantolonla girerse, oyun berbat edilmiş, katledilmiş olur. Bu elbette bir büyük sanatsal yaklaşım değil sadece laubalilik olur. Kot pantolonlu bir Mefisto’yla hangi büyük felsefe yaratılabilir ki?

Bir başka oyunda mum yerine pilli el feneri kullanılıyor! Siz de doğal olarak kendinizi bir Amerikan korku filminde sanmaya başlıyorsunuz! Sanki bir yerlerden Freddy ya da 13. Cuma’nın bıçaklı Jackson’ı gelecektir! İçinde bir mum yanan fenerle sahneye çıkmak ve oyuna gerçeklik katmak varken pilli el feneriyle seyirciyi nasıl yüzyıllar ötesine götürebilirsiniz? Seyirciye klâsik oyunu ait olduğu çağla birlikte, o atmosferle birlikte veremiyorsanız ne verebilirsiniz?

Mesela Kral Lear oynanacak diyelim. Bu oyunu bütün yönleriyle klâsik manada oynayıp bir videoya kaydedin. Bu Video kalıcı olacaktır, 100 yıl sonra da seyredilebilecektir. Post modern yorumlarla oynanan oyun kalıcı olamaz, tüketilir ve biter. Esas olan kalıcılıktır. Klasik demek kalıcı demektir ve klasiği klasikçe oynamak da bir başka kalıcılık yaratır. Klasik oyunların post modern yaklaşımlarla sahnelenmelerini ben gelip geçici pop şarkılara benzetiyorum; onlar gelip geçer, bir iz bırakamazlar, onlar gölgedirler; oyunun felsefesini yansıtamazlar.

Belki bu noktada seyirci de eleştirilmelidir. Benim şu ana kadar gittiğim bütün oyunlarda oyundan sonra seyirci oyunları ayakta alkışlamıştır. Herhalde ayakta alkışlanmayan oyun bizde ve hatta dünyada neredeyse yok gibidir. Seyircinin hükmünü oyunla ilgili mutlak bir değerlendirme olarak göremeyiz. Bir Jül Sezar oyununu maskaraya çevirip de oynayabilir ve seyirciyi kahkahaya boğabilirsiniz. Seyircinin hükmü o an keyif alıp almamasıyla, ya da kitle psikolojisiyle ilgili bir meseledir ve objektif bir geçerlilik taşımaz. Hamlet’i komik oynayın, oyun sonunda büyük bir alkış alırsınız, ama bu ne işe yarar? Hamlet komik midir? Antigone’de müzik olarak zurna çalın, seyirci bunu da alkışlayacak ve bundan hoşlanacaktır! Seyircinin hükmü bir klasiğin doğru oynanıp oynanmadığıyla ilgili bir ip ucu vermez. Klasikler, klasikçe oynanmalıdır ve bundan asla taviz verilmemelidir!.. Post modern oynanacaksa da, oyunun afişine “Dikkat! Post Modern Hamlet!” ibaresi yazılarak seyirci önceden uyarılmalıdır. Kimseyi uyarmıyorsanız hiç olmazsa beni uyarın! :)

Mehmet Murat ildan

No comments:

Post a Comment